Hediye ile Miras

03/07/2018 | No Comments
Posted in: Selbsterklärung

-Hediye

İsmi öyleydi. Her sevindirmek için alınan şeylerin ismi -Hediye.

Evet bazen eşyalar bir kelimede buluşabiliyor, bu mümkün.

Hediyeler bazen mecburiyet iken bazıları özel gizli ve saklı verilir.

Bazı hediyeler gülerek ve haykırarak açılırken diğerleri bir eğik bakışla ve ıslanan kağıdı ile mektup gibi zarifçe açılır ve okunur. Okumak derken, içindeki manalar akar ortaya ve karşılıklı susan iki insan bulunur.

Manalar tamamlandığı için duyguyu hissetmek kalır, susmak ve kalp atışlarını dinlemek kalır.

Siz hiç verirken arttınız mı? Çoğaldımız mı? Verirken hiç büyüdünüz mü? Verirken hiç yüzleştiniz mi?

Severken hiç buluştunuz mu?

-Bilmiyorum.

Miras kelimesini hiç işittiniz mi?

Benim Babaannemin bir hikayesi var başka birinin vitrininde duran bir miras ilgisini çekmiş ve ona yönlenirken miras sahibi onu görmüş ve sormuş neden aldığını.

Çok merak edip çok beğendim dokunmak istedim diye ifade etmiş kendini.

Anladım kızım demiş, bana açık açık içindekini söylediğin için teşekkür ederim demiş.

Biz yabancı değiliz demiş, bir gün yine birşeyi merak edersen çok hoşuna giderse sor emi demiş, sormak güzeldir hoşgörü güzeldir demiş. Bir ölen insandan kalan hediyeye miras denir onu kimselere hediye edemezsin, miras edebilirsin.

Susmuş babaannem, çocukmuş utanmış başını eğmiş.

Yıllar sonra kendi Babasını anlatırken onun bıraktıkları miraslarından bahsederken çok zengin olduğumuzu ben/ torunu olarak anladım.

Mal kalmamıştı çünki.

Duygular, kelimeler, manalar, Allah, saygı, çok sevgi, yaşanmışlıklar ve daha nice gönül ışıltıları.

Büyük dedeciğim, sevebildiğin için Allah razı olsun senden, mekanın cennet olsun. Seni yaşatan bir kızın var bana öğretmen oldun. Dedelerimizi atalarımızı anlamak için saygı oldun bana, kapı oldun.

Duâlarımda anıyorum seni, ferahlıyorsundur Allahın iziniyle.

Evvel Allahı kızının gönlüne yerleştirdiğin için ne mutlu Ruhuna, ne mutlu Nefsine…

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht.